Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Bir erkeğin çok eş alması...

Bir erkeğin çok eş alması...

  • Doğru değildir...

    Kullanılan: 2 66.7%
  • Birden fazla eş ile evlenmesi uygundur...

    Kullanılan: 1 33.3%
  • Gerekmediği sürece yanlız bir eş seçilmeli...

    Kullanılan: 1 33.3%
  • Gerekliğine bakılmaksızın birden fazla eş olabilir....

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Kararsızım....

    Kullanılan: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    3

EHLÝ-SUNNET

New member
Katılım
23 Eyl 2006
Mesajlar
223
Tepkime puanı
45
Puanları
0
Yaş
46
Web sitesi
www.dinimislam.com
Allah sizi ıslah etsin.size başka dua edilmez ki.Allah evleneciğiniz kıza da yardım etsin.bence hiç bir kadın da ikinci eş olmak istemez.(Allah korusun Allah hiç kimsenin başına vermesin)bu yüzden çok yuva yıkıldığını duydum.

Yapmış olduğun dua bir kere dua adabına uygun değil..
sen hiç duymadınmı birden fazla evli olanları nasıl dersinki Allah hiç kimsenin başına birden fazla evlilik vermesin..bu duanız sakıncalıdır ve hesaba cekilmeden kendinizi hesaba cekin..Allah sizi islah etsin..
 

feraknaz

New member
Katılım
20 Nis 2007
Mesajlar
153
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Konum
istanbul
ewet erkeğe cok eşlilik ruhsatı verilmiştir fakat bana göre bunun neden(ler)i daha önemli..bı erkek neden bır hanımdan fazla hanımı olsun ıster acaba_?
 

MC_MaCESte

New member
Katılım
22 Tem 2007
Mesajlar
38
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ýstanbul
Web sitesi
www.mc-maceste.net.tc
Bence zorunda kalmadıkça alınmamalı. Zorunluktan kastım gerçekten zor durumda kalan bir bayan (Himayen altına girmesse günahta boğulabilecek bayan) koruma kollama amaclı alınabilir ancak bu devirde eişit davranabilecek bir eş olduğunu düşünmüyorum davransa bile bunu kabullenecek bir hanım olduğunuda düşünmüyorum. İkincisini almak yerine o bayanı salih biriyle temiz bir kardeşle evlenmelerine vesile olsak daha faydalı olur düşüncesindeyim.
 

EnGüZeL_HiKaYeM

New member
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
24
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
bence bu devirde çok eş alması tamamen iyi niyet değildir istismardır çünkü peygamber efendimiz zamanındaki hassasiyet yok şuan isterse hoca olsun şuan yanlış buluyorum
 

ibrahim571632

New member
Katılım
3 Tem 2007
Mesajlar
705
Tepkime puanı
756
Puanları
0
Konum
Mersin
Çok evlilik revaç olmadığı bu zamanda toplum çok fahişeler üretecektir ve üretmiştir.
Ben bu fikri kabul etmişim. Fikre itiraz edilmez.
Muhabbetle

Kardeşim beni mazur gör lütfen;

Yazını okuyunca Zinanın ve fuhşiyatın yegane sebebi 4 eşli olmamak fikrine kapıldım.Bence çok eksik bi fikir öne sürdün.Zira bir günahkar zina günahına sadece Evliyken gitmez henüz Bekar olupta bu günaha dalan maalesef belki binlerce genç var.Evli olup gidenlerinde o insanla bir izdivaç kurmak gayesiyle değilde nefsani arzularını gidermek için gittiğide şüphe götürmez bir gerçek.Bu nedenle yazını malayani buldum.Haa bu arada Fikre itiraz edilir.Hemde Alasıyla edilir.Zira Karşımızda Allahı İnkar ve Rasulüllahı itham veya Dini töhmet altında burakan bir fikir varsa onu taaa kaynağından yok etmek gayesinde olmak icabeder.
Hakkınızı helal edin
Emanetçiniz Allah (c.c.) Olsun
 

K.A.R.A.N.L.I.K.

New member
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
20
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
42
çok eşlilik...

çok eşlilik...

çok eşliliğin (... <4) yaşanması için, Allah’ın emrettiği kurallardan bazıları
Kadınlar arasında, her konuda eşit haklar sağlanması.
Güzellik ve çirkinlik ayrımı olmadan, aralarına fitne sokacak tavırlardan kaçınmak.
İster yaşlı ister genç olsun, hepsinin Allah’ın en güzel tecellileri olduğınu çok iyi kavramak
Maddi olarak tüm imkanları kadınlar arasında ayrım yapmadan eşit olarak dağıtılması.

çok (... <4) eşlilik ne zaman ve nasıl uygulanır
Bu konuda Peygamberimiz Müslümanlara en güzel örnektir.
Bilindiği gibi “Hz. Muhammed (sav)” yirmi beş yaşında iken, kırk yaşında olan “Hz. Hatice” ile ilk evliliğini yapmışdır. Bu evlilik tam yirmi beş yıl, Hz. Hatice vefat edinceye kadar devam etmiştir. Peygamberimiz daha sonra,
Allah’ın emriyle bir çok kez farklı evlilikler yapmıştır. Hadislerden anladığımıza göre Peygamberimiz, hanımlarının hepsini Allah’ın en güzel tecellileri olarak gördüğünden, eşleri arasında hiçbir konuda ayrım yapmadığını öğrenmekteyiz.

“Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de
güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın.
Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Nisa Suresi 4)

Kadınların nefsinde yaradılışları gereği, aralarında rekabet ve kıskançlığa eğilim vardır. Yüce Allah kadınların nefsindeki bu yöne Kuran’da şöyle dikkat çekmiş ve kadınları bu kötü ahlak özelliğinden men etmiştir:
“Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin,
belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar.” (Hucurat Suresi, 11)

Bunun yanı sıra, Kuran ahlakının tam olarak yaşanmadığı toplumlarda, bu kıskançlık ve rekabet duygusunu kadınlara hissettirmeden ortamı bulacak yüksek ahlaklı şahsiyetler de sanırım yaşadığımız devirde parmakla gösterecek kadar azdır. Dolayısıyla İslam’da çok eşliliği (... <4) savunanlar,
önce Allah’ın emrettiği ahlaka, hoşgörüye ve sabra sahip olup olmadıklarını samimi bir şekilde düşünmelidirler.

Çok eşlilik ancak böyle yüksek bir ahlakı, ideali ve arınmışlığı paylaşan insanların yaşayıp kavrayabileceği bir güzelliktir.
“Bu ahlak cennet ahlakıdır, Peygamber ahlakıdır.
 

Olcaytu

New member
Katılım
28 Ağu 2007
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
Konum
Ýzmir
Siz müslümanlar bir alemsiniz yani. Dininizde çok evliliğe izin var ama siz karşısınız. Yazılanlardan öyle anlıyorum. O zaman dininize karşı olmuş olmuyormusunuz. Beğenmediğiniz bir ilke varsa sizde beğenmiyorsanız dininizi beğenmemiş olmuyormusunuz. O zaman bu beğenmediğiniz kuralları reform ile çıkarın neyi bekliyorsunuz. Çok evliliği islam dininden çıkarırsanız peygamberinizi nereye yerleştireceksiniz. Onun anlatılanlara bakılırsa (Cemil Sena Muhammedin Hayatı) 10 15 hanımı varmış dörttende fazla. Bu gerçeğide değiştiremezsiniz ya. Ne olacak peki.
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
duha kardeşinin tez nin yanlış bir tez oldugunu vurgalamak isterim...
acıklama yapmıycam aklı ergin olan her kişi anlar zaten bunu..

Ayrıca kur an da 4 evliliğin nasıl yapılacagı acıkca anlatılmıs ve en makbulun tek eşlililik oldugu belirtilmiştir..

İslam dini bir cok seye musade vermiştir oyleki domuz etine bile..Lakin onun bile ne zaman hangi koşullarda yaneceğiini ne kadar yeniceğini şarta baglamıştır...İşte 4 eş te yine bunun gibi belirli şartlara baglanmıştır..

Yani kafasına esen ben 4 kere evlenicem diyemez..

Turkiye koşulları göz önune alındıgında ise boyle bir şey hiç uygun değildir..

Ha ırak ta olsanız cok zengin olsanız...
BAkıma muhtac ve kocası Ölen hanımları kendinize koruma maksaıtla eş ala bilirdisiniz.. HAtta kızlar dan da ..Her şeyin bir şartı oldugu gibi bu 4 eşliliğinde sartları vardır..İslam dini hiç bir musadeyı bosuna vermediği gibi..Hiç bir yasagıda boşuna koymamıştır...


aşagıda alıntı bir yazı koyarak selamları sunuyorum..

Erkeğin dört kadınla evliliğine dinimiz müsade etmiştir. Bu bakımdan erkeğin birden fazla evlenmesi halinde diğer eşinin hakkına girmiş olmaz. Azcak Kuranı Kerimde de ifade edildiği gibi tek eş ile evlenmek daha hayırlıdır.

Değerli Kardeşimiz;

Birden fazla evlenmeyi düşünen erkek, eşler arasında davranış, geceleme, adalet, giyim, ihtiyaçları giderme ve diğer konularda aralarında hiç bir fark gözetmeyeceği konusunda kesin kararlı ise ve ikinci bir evliliğe ihtiyaç hissediyorsa evlenmesi caizdir. Yoksa caiz değildir. Eğer bu şartlara riayet etmezse haram işlemiş ve kul hakkına tecavüz etmiş olur.

Allah Kuran-ı Kerimde birden fazla evliliğe müsaade etmiştir. Ancak adaletli olunamayacak durumlarda tek evliliğin yapılmasını istemiştir. Bu nedenle zorunlu olmadıkça birden fazla evliliğin doğru olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü birden fazla evlilik durumunda eşit davranmanın nerdeyse imkansız olduğunu en azından çok zor olduğunu ve her erkeğin işi olmadığını görmekteyiz.

Bununla beraber ikinci bir evliliğin zorunlu olduğunu düşünen birisinin de şahitler yanında nikah kıyabileceğini ve akrabalarına haber vermesinin farz olmadığını ifade edelim.

ÇOK EVLİLİK

"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir." (Hadis-i Şerif)

Eski Mısır Hukuku: Koca bazı şartlar altında birden fazla kadınla evlenebilirdi.

Babil Hukuku: Hamurabi kanunlarına göre, zevce çocuk doğurmazsa veya ağır bir hastalığa tutulursa, koca odalık alabilirdi.

Çin Hukuku: Kocanın serveti müsait olursa, ikinci derecede zevceler alabilirdi. Şu kadarki, bu kadından doğacak çocuklar, birinci ve asıl zevcenin çocukları sayılırdı.

Eski Brehmenler: Vichnou kitabına göre, erkekler bulundukları sınıflara göre bir, iki, üç veya daha fazla kadınla evlenebilirdi. Apastamba kitabında ise, bu konuda tahdit vardı, kadın vazifelerini hakkıyla yerine getirebiliyor ve erkek çocuğuda oluyorsa, koca ikinci bir kadınla evlenemezdi.

Manu düsturlarında, bir adam, ilk zevcesini kendi toplumsal seviyesinde seçmesi lazımdı, ikinci zevcesini, daha alt tabakalardan alabilirdi.

Eski İran : Çok evlilik kabul edilmişti.

Roma Hukuku : Odalık almak, kanuni nikah olmaksızın yaşamak vardı.

Kitab-ı Mukaddes : Eski Ahid'de Davud a.s. bir çok kadınla evlendiği zikredilir. Eski Ahid'de çok evlilikten bahseden başka yerler de vardır. Müsevilite de çok evlilik vardı.

Yeni Ahid'de (İncil), birden fazla kadınla evlenmeyi yasak eden bir madde yoktur. Ancak tek zevce ile yetinmenin iyi olacağına dair tavsiyeler vardır.

Birden fazla evlenme, Hristiyanlık aleminde XVI. asra kadar normaldi.

İslam'dan Önceki Arabistan: Çok evlilik konusunda hiç bir tahdit ve sınır yoktu. Erkek istediği kadart kadınla evlenebildiği gibi, aralarında zevce değişimi bile olurdu.

İSLAM'DA ÇOK EVLİLİK

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır." (Nisa Suresi / 3)

Ayette açıkça görülmektedir ki, birden fazla 2,3 nihayet 4 kadınla evlenme; mutlaka yapılması gerekli farz ve vacib kabilinden bir emir değil, bir müsaadedir. Ancak bu izin, kadınlar arasında tam bir adalet yapmaya bağlanmış, Bir tek zevce ile yetinmenin, adalete en yakın ve en doğru yol olduğu belirtilmiş; adaleti yerine getiremeyeceğinden korkanın, tek kadınla yetinmesi emredilmiştir.

ÇOK EVLILILIK KONUSUNDA ISLAM PRENSIPLERI

1) Adetin sınırlandırılması : Cahiliye devrindeki erkeğin hudutsuz evliliğine sınır getirilmiş. Bu ayetin nuzulünden sonra Resulullah'ın emriyle 4'den fazla hanımı olanlar, fazlalarını boşadılar.

2) Eşler arasında adaletin gözetilmesi : Zevceler arasında adalet, yedirme, içirme, giydirme, barındırma, kocalık muamelesi, sevgide gösterilecektir. Yalnız şu varki, insanın sevgi hususunda tam bir eşitlik gösterebilmesi, imkansız denecek kadar zordur. Kadının çeşitli fiziksel ve ruhsal özellikleri sevginin derecesindeki farklılıkları meydana getirecektir. Erkek ne kadar eşitlik konusunda çaba harcasa da bunu başarması imkansız derecesindedir.

Cenab-ı Hak buyuruyor: "Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Nisa Suresi / 129)

Bu ayet-i kerimeyle Cenab-ı Hak erkekleri kadınlarına sevgi ve muhabbet hususunda mutlak bir eşitlik göstermekten afvetmiş. Sadece erkeğin bir tarafa bütün bütün meyledip ötekinden yüz çevirmesini yasaklamış, elinden geldiği kadar eşit davranmaya çalışmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir."
(Hadis-i Şerif)

Erkek ikinci evlilik için eşinden izin alamk zorunda değildir. Kadın yaratılışı itibariyle erkeğini normal şartlar altında ikinci bir kadınla paylaşmaya razı olmadığı gibi, hiçbir kadın da mecbur kalmadan evli bir erkekle hayatını birleştirmek istemez.

Çok evliliğin hak olduğuna inanmak imanın gereğidir. Ancak, buna inanmak kadının, kocasının kendi üzerine evlenmesini onaylayarak rıza göstermesi, tasvip etmesi zorunluluğunu getirmez.

Hiçbir mümin babadan da kızı üzerine damadının ikincisi, üçüncüsü veya dördüncü kadını almasını olgunlukla beklenemez. Kadının kıskançlık fıtratı ve babalık şefkati buna engeldir.

Nitekim: Peygamberimizin kızı Hz.Fatıma, kocası Hz.Ali'nin ikinci bir kadınla evlenmek istemesine karşı çıkmıştır. Peygamberimizin terbiyesinde büyüyen Hz.Fatıma'nın, kocasının ikinci evliliğine karşı çıkması caiz olmasaydı Allah Resulü onu ikaz eder, kocasının arzusuna boyun eğmesini emrederdi. Halbuki durum öyle olmamış, bilakis kızının üzüldüğünü gören Allah Resulü, damadı Hz.Ali'nin bu arzusundan vazgeçmesini istemiş, eğer vazgeçmezse ancak Fatıma'yı boşadıktan sonra evlenebileceğini bildirmiştir. Hz.Ali'nin Fatıma'nın üzerine evlenip onu üzmesine razı olmamıştır.
Allah resulünün bu davranışında, müslüman kız ve babalarının damadın ikinci evliliğine karşı çıkabilecekleri hususunda ruhsat vardır denilebilir.

Sözün özü: İslam çok evliliği ne emir ne de tavsiye etmiştir. Sadece bazı zaruri hallerde müsaade etmiştir. Zaten yukarıdaki olayı naklettikten sonra diyecek bir şey olmasa gerek.

1) Bu yazının hazırlanmasında büyük ölçüde, Sayın Mehmet Dikmen tarafından kaleme alınan "İslamda Kadın Hakları" eserden yararlanılmıştır.
2) Elmalı Tefsiri
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
eklemek istediğim bişey daha var...fiselik tek kadında değil erkek de olur....

Onun için kadınları suclarmış gibi yazı yazmayın...

eğer bir kadın kotu yolşa dusmusze

bu islamı bilmediği yaşamadıgı ve yine bir fahişe erkeğin yaptıgın suctanduıır..

YAni bu dort eşlilkten değil...

NEfisten ve akılsızlıktandır..

İslamı yaşamaktandır...

Hıç kimse dort eşliğin arksaınsa sıgınıp

KAdınlar fahişe olur evlenmezsek diyemez..
Hele turkıyede yaşayan biri hıc diyemez...

siz once kızların erkeklerle gezmesine musade edin..sonra vay vay..

Bir kızla bir erekek arkadaş olamaz..

Bu kesin ve katidir...

BIr kızla ereke arkdaş olursa o toplumda dini yaşamadıkalrı için her şey olur...

Onun için dort eşlilik bundan dolayıdır diyeceğinize...

VAH HALİMİZE BİZ İSLAMI ANLATAMADIK YAŞAYAMADIK DEYİN DAHA DOGRUDUR::.
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
Ustadın sözü evet doğrudur.25 nci sozu bir butun içnde okuyup esas anlatılmak isteneni iyi anlamak lazım ...
...
Kur’anı anlamada, Risale-i Nurun en temel eserlerinden olan 25. sözün çok önemli bir konumda bulunduğunu görürüz

Ayrca sunu da unutmamak gerekirki bu acık olan cumlede anlatılmak istenen cok kapalı bir olayda vardır...

YAni bu cumleyi 4 eşlilğe bir örnek olarak veremeyiz kannatimce...

Cunku hak gun yani islamın dunyaya hukum ettiği gun..bu fahişelik kavramı ne durumda olucaktır acaba...

Ayrıca unutmamk lazım ki gaybı Allah .c.c. bilir..

TAbi bu sozde kıyamet alemetleirne de işaret etmektedir..

YAnı o zaman zaten kadınlar erkeleden cok olucak ve toplum bozul olucak..

Yine bu soz acıcak kurandaki kıyamet ayetlerine işatret etmektedir..

Peki bozulmuş toplumda ne olur her şey olur....

YAni aynı şeyi dusunuyoruz..ama bizim konumuzla alakalı değil kanımca..

Unutmamak gerekirki fahişeye giden erkekte fahişedir..benimde demek istediğim budur kardeşim..

Aynı yolun yolcuyuz insaallah duha kardeş..
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
Üçüncü esas: Muhakemesiz medeniyet, Kur’ân kadına sülüs verdiği için âyeti (*) tenkit eder. Halbuki, hayat-ı içtimaiyede ekser ahkâm ekseriyet itibarıyla olduğundan, ekseriyet itibarıyla bir kadın, kendini himaye edecek birisini bulur. Erkek ise, ona yük olacak ve nafakasını ona bırakacak birisiyle teşrik-i mesai etmeye mecbur olur. İşte, bu surette, bir kadın pederinden yarısını alsa, kocası
noksaniyetini temin eder. Erkek pederinden iki parça alsa, bir parçasını tezevvüç ettiği kadının idaresine verecek; kızkardeşine müsavi gelir. İşte adalet-i Kur’âniye böyle iktiza eder, böyle hükmetmiştir. (*)

25.söz
Kur'ân'ın mucizeliğine dair.
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
Dördüncü esas: Sanemperestliği şiddetle Kur’ân men ettiği gibi, sanemperestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men eder. Medeniyet ise, suretleri kendi mehâsininden sayıp Kur’ân’a muâraza etmek istemiş. Halbuki, gölgeli, gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riyâ-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyâya ve hevâya, hevesi kamçılayıp teşvik eder.

Hem Kur’ân, merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder-tâ hevesât-ı rezilenin ayağı altında, o şefkat madenleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler.
(*) Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, beşeri de baştan çıkarmıştır. Halbuki, aile hayatı, kadın-erkek mabeyninde mütekabil hürmet ve muhabbetle devam eder. Halbuki, açık saçıklık, samimî hürmet ve muhabbeti izale edip ailevî hayatı zehirlemiştir. Hususan suretperestlik, ahlâkı fena halde sarstığı ve sukut-u ruha sebebiyet verdiği şununla anlaşılır:

Nasıl ki, merhume ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrip eder. Öyle de, ölmüş kadınların suretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan suretlerine
hevesperverâne bakmak, derinden derine hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder.

İşte, şu üç misal gibi binler mesâil-i Kur’âniyenin herbirisi, saadet-i beşeriyeyi dünyada temine hizmet etmekle beraber, hayat-ı ebediyesine de hizmet eder. Sair meseleleri, mezkûr meselelere kıyas edebilirsin.
Nasıl medeniyet-i hazıra Kur’ân’ın hayat-ı içtimaiye-i beşere ait olan düsturlarına karşı mağlûp olup Kur’ân’ın i’câz-ı mânevîsine karşı hakikat noktasında iflâs eder. Öyle de, medeniyetin ruhu olan felsefe-i Avrupa ve hikmet-i beşeriyeyi, hikmet-i Kur’ân’la yirmi beş adet Sözlerde mizanlarla iki hikmetin muvazenesinde, hikmet-i felsefiye âcize ve hikmet-i Kur’âniyenin mu’cize olduğu kat’iyetle ispat edilmiştir. Nasıl ki, On Birinci ve On İkinci Sözlerde hikmet-i felsefiyenin aczi ve iflâsı ve hikmet-i Kur’âniyenin i’câzı ve gınâsı ispat edilmiştir; müracaat edebilirsin.

Hem nasıl medeniyet-i hazıra, hikmet-i Kur’ân’ın ilmî ve amelî i’câzına karşı mağlûp oluyor. Öyle de, medeniyetin edebiyat ve belâğati de, Kur’ân’ın edep ve belâğatine karşı nisbeti, öksüz bir yetimin muzlim bir hüzünle ümitsiz ağlayışı, hem süflî bir vaziyette sarhoş bir ayyaşın velvele-i gınâsının (şarkı demektir) nisbeti ile, ulvî bir âşığın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümitkârâne bir hüzünle gınâsı (şarkısı) , hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevk etmek için teşvikkârâne kasâid-i vataniyeye nisbeti gibidir. Çünkü edeb ve belâğat, tesir-i üslûp itibarıyla ya hüzün verir, ya neş’e verir.

Hüzün ise iki kısımdır: Ya fakdü’l-ahbaptan gelir, yani ahbapsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki, dalâlet-âlûd, tabiatperest, gaflet-pîşe olan medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür. İkinci hüzün firaku’l-ahbaptan gelir; yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-edâ, nurefşan Kur’ân’ın verdiği hüzündür.

Amma neş’e ise, o da iki kısımdır: Birisi nefsi hevesâtına teşvik eder. O da tiyatrocu,
sinemacı, romancı medeniyetin edebiyatının şe’nidir. İkinci neş’e, nefsi susturup ruhu, kalbi, aklı, sırrı maâliyâta, vatan-ı aslîlerine, makarr-ı ebedîlerine, ahbab-ı uhrevîlerine yetişmek için lâtif ve edebli, masumâne bir teşviktir ki, o da Cennet ve saadet-i ebediyeye ve rüyet-i cemâlullaha beşeri sevk eden ve şevke getiren Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın verdiği neş’edir.

İşte,


قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ اْلاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰۤى اَنْ يَأْتوُا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لاَ يَأْتوُنَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيراً
(*)


ifade ettiği azîm mânâ ve büyük hakikat, kasıru’l-fehim olanlarca ve dikkatsizlikle, mübalâğalı bir belâğat için muhal bir suret zannediliyor. Hâşâ! Mübalâğa değil, muhal bir suret değil, ayn-ı hakikat bir belâğat ve mümkün ve vaki bir surettedir.

O suretin bir vechi şudur ki: Yani, Kur’ân’dan tereşşuh etmeyen ve Kur’ân’ın malı olmayan ins ve cinnin bütün güzel sözleri toplansa, Kur’ân’ı tanzir edemez demektir. Hem edememiş ki, gösterilmiyor.

İkinci vecih şudur ki: Cin ve insin, hattâ şeytanların netice-i efkârları ve muhassala-i mesaileri olan medeniyet ve hikmet-i felsefe ve edebiyat-ı ecnebiye, Kur’ân’ın ahkâm ve hikmet ve belâğatine karşı âciz derekesindedirler demektir. Nasıl da nümunesini gösterdik.

ÜÇÜNCÜ CİLVE: Kur’ân-ı Hakîm, her asırdaki tabakat-ı beşerin herbir tabakasına, güya doğrudan doğruya o tabakaya hususî müteveccihtir, hitap ediyor. Evet, bütün benî Âdeme bütün tabakatıyla en yüksek ve en dakik ilim olan imana ve en geniş ve nuranî fen olan marifetullaha ve en ehemmiyetli ve mütenevvi maarif olan ahkâm-ı İslâmiyeye davet eden, ders veren Kur’ân ise, her nev’e,
her taifeye muvafık gelecek bir ders vermek elzemdir. Halbuki ders birdir, ayrı ayrı değil. Öyle ise, aynı derste tabakat bulunmak lâzımdır. Derecâta göre, herbiri Kur’ân’ın perdelerinden bir perdeden hisse-i dersini alır. Şu hakikatin çok nümunelerini zikretmişiz; onlara müracaat edilebilir. Yalnız burada bir iki cüz’ünün, hem yalnız bir iki tabakasının hisse-i fehmine işaret ederiz.

Meselâ, لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ - وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ (*) Kesretli tabaka olan avam tabakasının şundan hisse-i fehmi: Cenâb-ı Hak peder ve veledden ve akrandan ve zevceden münezzehtir.

Daha mutavassıt bir tabaka, şundan, İsâ Aleyhisselâmın ve melâikelerin ve tevellüde mazhar şeylerin ulûhiyetini nefyetmektir. Çünkü muhal bir şeyi nefyetmek zahiren faidesiz olduğundan, belâğatte medar-ı faide olacak bir lâzım-ı hüküm murad olunur. İşte, cismâniyete mahsus veled ve vâlidi nefyetmekten murat ise, veled ve vâlidi ve küfvü bulunanların nefy-i ulûhiyetleridir ve mâbud olmaya lâyık olmadıklarını göstermektir. Şu sırdandır ki, Sûre-i İhlâs, herkese, hem her vakit faida verebilir.

Daha bir parça ileri bir tabakanın hisse-i fehmi: Cenâb-ı Hak, mevcudata karşı, tevlid ve tevellüdü işmam edecek bütün rabıtalardan münezzehtir. Şerik ve muinden ve hemcinsten müberrâdır. Belki mevcudata karşı nisbeti, hallâkıyettir. Emr-i كُنْ فَيَكُونُ (*) ile, irade-i ezeliyesiyle, ihtiyarıyla icad eder. İcabî ve ıztırarî ve sudur-u gayr-ı ihtiyarî gibi münâfi-i kemâl herbir rabıtadan münezzehtir.
 

aysima

New member
Katılım
5 Ağu 2007
Mesajlar
8
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Konum
ÝST.
ben asla kabul edemem.bu zamanda erkekler tek kadınla bas edemiyor kaldıki cok esle.tek es neylerine yetmiyor sanki
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
yav kardeşim..ben yasaktır demiyorum...

bir kaç önceki msjımda okuduysan..sonu hz.Ali ini evlenmesi ile ilgili msj. ondanda gereken yazıyor zaten..

ben evlenemz demiyorum...domuz örneginde de verdiğim gibi sartları vardır diyorum...

ben 4 kadınla evlenmek haramdır da demiyorum


ama ben senın gibi 4 eşli evlilik olmazsa deyip..bunu farz haline getirmeyede kalkmıyorum ..yani herkes evlensinde demiyorum...

aynı şeyleri yazıyoruz ama niye anlaşamıyoruz anlamadım...

kımse coklu evlilk yapmıyor diye bunu kadınlar yada erkekeler fahişileğe duser diye ..yorumlayamayız..

ha hadis yok mu var tabi..cocukalrınız erken yaşta evlendirin..kotu yola sapmasınlar...vb..

gibi bir cok hadis var...

benim yazdıkalrımda senı yazdıkların gibi 25 nci sozden....

ordaki kıyamet alemtlei sozunu alıp bu konuyla bagdaştırmanı bulmadım..

tabiki kur an butun zamanlara hitap eden bir kitap..
ve sunuda ıyı bilirim ki islam dini tartışma dini değildir..

yani ben 4 eşliliğe yasak koymuyorum guzel kardeşim...

şartlarını yerine getire bilen..şartlarına uyabilen ...şartların oluştugu ortam varsa buyrun evlensin...


şimdi insan zinaya dusmsin diyede evlilğin yolunu tabiki açkıtr..

bunda da karşı değilim...

anlamışsındır beni şimdi umarım...

Benim demek istediğim islam ahlakı yemiş bir insan..

Allah c.c. korkusu olan bir insan

fahişileğie dusmez...

Demek istediğim..yani evlenmeyen kişi fahişeliğe duser diye bişey yok..

Nef s, alemi zevk e duskun biri duser...

YAni evlik haram değil...4 eş te değil...

hatta dinimiz evlilenin diye tavsiyede bulunan bir din...

ayrıca ben fikrimi hakikat yapmıyorum...

sadece sartlı oldugunu bildiriyorum..

ama senı nyazında cıkan sudur..

insan birlikte olmak için 4 eşli evlik yapmalı...kendi eşinden memnun almaya bilir..başka turlu gunah girmektense diger eşlerle evelenebilir..

benimde deiğim bunu yapabilir..ama tum eşlerine eşit davranmak zorundadır...

ayrıca..evlik yapmayan ve salih olan bır suru hanım var...

yani diyemezsinki evlenmeyen hanım fahişe olur...

ancak diyebilirsinki..

islamı bilmeyen ,nefsi duyguları agır basan hanım sapa bilir.....

ben kur anın yasak dediği bir şeye yasak değildir demem..

nede haram dediği bir şeye haram değildir...

nede helal dediği bişrye helel değildir..

benim kabul etmediğim nokta 4 eş alın yokda kadınlar fahişe olur..

erkelerde sapık olur nıktasıdır...

yani senın bunu boyle gosterme noktasıdır...
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
ayet acık ve net dirr...

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır." (Nisa Suresi / 3)

Ayette açıkça görülmektedir ki, birden fazla 2,3 nihayet 4 kadınla evlenme; mutlaka yapılması gerekli farz ve vacib kabilinden bir emir değil, bir müsaadedir. Ancak bu izin, kadınlar arasında tam bir adalet yapmaya bağlanmış, Bir tek zevce ile yetinmenin, adalete en yakın ve en doğru yol olduğu belirtilmiş; adaleti yerine getiremeyeceğinden korkanın, tek kadınla yetinmesi emredilmiştir.
...
selam ve dua ile...
 

GURSUNET

New member
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
52
Tepkime puanı
15
Puanları
0
Yaş
47
"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır." (Nisa Suresi / 3)

şu ayet ortada iken..
4 kadınla evlenmek doğru değildir şeklindeki bir seçeneği islam akidesine uygun bulmadım.ne zamandan beri ayetlerin hükümlerin doğruluğu yanlışlığı tartışılır oldu merak ediyorum.
işte bu yüzden bu anketi ve seçeneklerini reddediyorum..
 

HAZREC

New member
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
32
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
öncelıkle bır erkegın bır cok bayanla evlenmesı uygun degıldır. bazı durumlar hariç bu gıbı evlılıkler aıle baglarını çürütüyo ve evlılıklerın bozulmasına, huzursuzluğa sebep oluyor. aıle mutlulugu aıle meftununa gore en ıyı evlıllık tek eşle yapılan ızdıvaçlardır.
 

HAZREC

New member
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
32
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
selamun aleykum

selamun aleykum

Çok evlilik revaç olmadığı bu zamanda toplum çok fahişeler üretecektir ve üretmiştir.
Ben bu fikri kabul etmişim. Fikre itiraz edilmez.
Muhabbetle
sızın düşüncenıze hıcbır sekılde katılmıyorum aıle baglarının koparan ve aıle mutlulugunu etkıleyen en buyuk hadıse bır cok evlılık yapılması yada evlılık dısı yapılan bırlıktelıklerdır.toplumuzda en makul olanı tabkı tek eşliliktır. bır cok bayanla evlenmek ve bunlar arsında uzlaşmayı saglama ve onlara karsı adletlı davranmak herkesın ypabılecegı sey degıldır ve cok zordur . lutfen bırz daha mantıkcı olun nefsınzle hareket etmeyın!!!selametle dua ıle inş.
 

Ebu Zerr

New member
Katılım
8 Haz 2007
Mesajlar
866
Tepkime puanı
40
Puanları
0
Yaş
45
Konum
Ankara
Çok evlilik sosyolojik bir hadisedir...
Tek eş ile evlilik esastır...
Çok eş ile evlilik ise içtimai vakıa ile ilgilidir...Çok el ile evlilik toplumun kadın-erkek dengesine göre elzem duruma gelebilir, nitekim günümüzde toplum vakıası bu gerçeği ortaya koymaktadır...

Ancak, ben yine de tek eşliliği savunuyorum...
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
herkes ayette hem fikir....

hıc kımse bişey demiyor...

zaten kimse o guzel kelamları inkar edemez....hangi muminin haddine dimi :)

sadece bir örnek vermek istiyorum ve cevaplarınızı merak ediyorum....

(duha kardeş sana hitaben değildir alınmayasın sakın ;) )

gectiğimiz aylarda bir site hackendi..site hacklenene kadar ben oyle bir site oldugunu bilmiyordum..

sitenin ismi evliyimamamusaitim....

benim dusuncem bu konuda su...

şimdi hanımların uzerimizde hakkı oldugu kadar bizimde hanımların uzerinde hakkı var...

boyle bir sitede hanımların cok oldugunu gördüğümde midem bulandı...ve bu site ne yazıkkı turkiyede idi...

şimdi bir hanımına bir terbiyeyi veremeyen birbeyin.. 2nci eşi alması ne kadar makbul...

2..içinde fahişelik olan bir hanım evlensede yine fahişedir...istisnalar dısında..

demekki evlikte bazen insanı ahlak yone itmemekte..sapıklıgını gecirmemektedir...

demekki ..

erkeginde hanımında fahişe olmaması için..içlerinde

Allah korkusu olucak,islam ahlakı oucak,Nefis terbiyesi edilmiş olucak..

HA bunlar yoksa,,,ne kadar acıdır...

lakin bunlar olamyıpta ne ahlaklı olan sadece sayılacak kadar insan var herhalde ..

Demek ki öncelikle bir hanımımız oldugunda önce onun hakkını tam anlamıyla verebilmemiz lazım..maddi ve manevi ki..gozu başka yerlere kaymasın...

2.kendi nefsimizide cok iyi terbiye etmeleyiz ve hep salih insanların yanında olmalızyız..tv seyredeiyorsak ahlaklı tv leri izlemeliyiz ve yolda karşımıza cıkan cıplaklara göz ucuyla bile bakmamalıyız..

sonuç ta insan oglu terbiyesi zor bir nefis taşımaktadır..önemli olan ilk önce nefsini tanımaktır...

eger insan nefsini tanırsa..sanırım hanımını da uzecek birşey yapmak istemeyecektir..

cunku hıcbır hanım ikinci bir eş istemez uzerine..hele benim bildiğim hiç bir hanım istemez...ve bildiğim hiç bir hanımda ikinci bir hanım olmak istemez...

tabiki istisnalar olabilir...

ama su devirde salih bir erkek ile evlenmek ne kadar zor ise salih bir bayanla evlenmekte o kadar zor..

ve eger benim dusuncem bir erekek salih bir hanımla evlenmişse bence ikinci bir hanıma hiçbakmasın dusunmesin aklından bile gecirmesin...

zaten ona bu cihandaki en guzel hediye verilmiştir...

Bırde doymak bilmeyenler vardır..

bunlarda devamlı önumuzde sosyete denilen...artık bunların evlilkleri magazınlerde gezmektedir..3 ncu 5 inci...esas bunların yaptıgı evlilkler de fahişeliktir ve kotu örneklerdir...


Değinmek istiyorum turkiyenin durumuna..

bugun turkiyede hiç kımse kalkıpta ben ikinci bir eş alır ve her ikisinede adaletli davrana blirim diye bileceğini sanmıyorum...

kı bunun bir salih mumın olacagını...

cunku durumu cok fazla iyi olucak ve evde adeleti saglaya bilecek kapasiteye sahip olucak..hanımlarıda mutevazı ve RAbbine tam baglı olucak..

yada salih olmayıp para babası olucakki...zaten boyle tipler eevlenmeye gerek duymuyor...hayatları fahişelikle gecer...

benim dusuncem dinimz izin verse bile...

Allah c.c. izniyle her daim tek bir eşle yaşamaktır...



Her sey için tesekkur ederim..

(duha kardeşim sanada bir sozum yoktur....verdiğin msj aldım, sende sakın bu yazdıgımı senın msj ınsa istinaden sanmayasın ben sadece gunumuzun gerceklerine ufak bir değerlendirme yaptım..)

adalet en önemli kavram...

selam ve dua ile...

cennette bulışmak duasıyla...
 
Üst Alt